'dil' bilgisi dersi ...
Geçenlerde Nureddin
Yıldız’ın ‘Arşın Gölgesindeki Genç’
isimli son çıkan kitabını okudum. Okurken bir sahifesinde dikkatimi çeken bir
ayet-i kerime.
“Hücurat 12”. Daha önce Kur’an da okumamıza rağmen belki de bu kadar üzerinde
düşünememiştik. Bu ayet-i kerime
’den yola çıkarak almamız gereken dil bilgisi dersleri olduğunu düşünmüş
olacağım ki son derece önem arz eden
hususla alâkalı bir abdi aciz olarak bir şeyler yazmaya çalıştık.
Ayet-i kerime
’de “ Tecessüs etmeyiniz” (Birbirinizin gizli yönlerini araştırmayınız)
buyrulmuştur.
Yüce
Allah bahsettiğimiz bu ayetin tamamında iman sahibi insanlara seslenmekte ve
onlardan, zararlı olan üç şeyden uzak durmalarını istemektedir.
Bu üç şey; kötü zan, tecessüs (birbirlerinin
kusurunu araştırma) ve gıybet (dedikodu) tir.
Konu uzun ve derin üzerinde söylenmiş birçok ayet, hadis, kıssa, söz veya
sözler var. Bu sebepten biraz daha konuyu açıp yukarıda yazdığımız ayette bahsedilenlerin
yanında ayrıca örneklerle yazmak istediklerimiz var. Özellikle de konuşmanın afetleri ve susmanın
faydaları üzerine..
Dil bilgisi dersi dedik ya evvela dilimize sahip çıkmayla başlayalım. Dil
öyle bir şey ki insanı uçurumun kenarına getirir de adeta felakete sürükler. Küfüre
de saptırır imana da götürür. Ya çirkin konuşur ya güzel. Ya hâk konuşur ya da
bâtıl. Vücudun diğer uzuvlarına nazaran daha geniş alana etki eder. Hadis-i
Şerifler ’den örnekler verelim.
“Cehennemliklerin çoğu dil'inden dolayı cehenneme
girecektir...” Muhammed-ul Emin
“Susan
kurtuluşa erdi”...Der âlemlerin BEYefendisi s.a.v.
“Dilleriyle
insanları kıranları, ibadetleri temizleyemez” Taha Yasin s.a.v
Bu konuda hadisi şerifler var. Var olmasına
lâkin kıran kırana geçiyor hayat.. Kalp
kıran kırana. Güneş tutulur, ay tutulur
da insan tutulmaz mı dünya ya? Tutuldu dünyaya gidiyor işte. Yüz üstü yalpalayarak,
sağa sola çarparak bazı kere de yuvarlanıp giderek. Fani olan bu hayatın geçici
heveslerden ibaret olduğunun kimi zaman farkında, kimi zamanda farkında
olmayarak. Oysa ki ihtiyacımız olan konuşmanın afetlerinden kendimizi muhafaza
edebilmek, susmanın faidelerinden istifade edebilmek, tatlı dilli olabilmek ve yumuşak
konuşabilmektir. Allahû Teâlâ’nın Musa a.s ile konuşması bizlere örnek teşkil
edecek nitelikte.
ALLAH Musa'yı(a.s)
ve Harun'u(a.s) yeryüzünün en azgını olan firavuna gönderirken onlara şöyle
emretti... firavuna gidin, çünkü o çok azdı
ama ona YUMUŞAK konuşun sözü tatlı söyleyin olur ya bu şekilde öğüt alır yahut korkar ...( Taha
suresi 43-44)
karşınızdaki insanı ikna etmenin tek yolu
firavun bile olsa
“YUMUŞAK KONUŞMAKTIR” ALLAH öyle diyor!
Kur'an insanı bir yere götürmez sadece kendine getirir ... İşte apaçık bir bildiri. Bildiri
olmasına bildiri de beşer insanoğlu bildiği halde yine nefsine yan çıkmaktan
kendisini alıkoyamıyor. En önemlisi de imtihanda olduğunu unutuyor.
Gelelim Ayet-i
Kerime’de dikkat çekilen hususlara. Bununla alakalı Peygamber kıssalarından bir
tanesini paylaşmak istiyorum.
Bir kul ölmüş.
ALLAH Musa'ya (as.) 'şu köyde mübarek bir kulum öldü.
Oraya git cenazede yardım et ' buyurmuş. Musa (as.) gitmiş bir bakmış kimse dokunmuyor cenazeye. Sebebini
sormuş .'O pisliğin tekiydi. Dokunmayız biz
ona' demişler. Musa'nın (as.) kafası
karışmış 'ALLAH'ım ! sen mübarek bir kulum öldü dedin bunlar pislik
diyorlar ben bu işi anlamadım. ALLAH buyurmuş 'o
insanların ölen kulumun günahlarından haberleri var. Ama son andaki tevbesinden
haberleri yok ' ! Mesaj gayet açık. Ölen
kişi günahkar dahi olsa hakkında kötü
yorum yapma !
Buradan çıkaracağımız dersler olduğu aşikârdır.
Örneğin insanlar hakkında suizan da bulunup onlar hakkında yanlış düşüncelere
meyletmemektir.
Bir diğer
dikkat çekilen hususa gelelim. En sevdiğimiz et gıyb/et. Halâ daha yiyoruz
doymadık ölü eti yemeye.
Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşlardır .’ Gıybet zinadan daha günahtır. Kişi zina
edip tevbe ederse ALLAH onun tevbesini kabul eder.
Gıybet edilen, gıybet edeni affetmedikçe, affolunmaz... Biz bitmişiz!
Ahsen-i
Takvim’de yaratılan eşref-i mahlûkat insanoğlunun dili kendi üzerine bağlı bir
hazine niteliğindedir. Dilimiz ahiretteki hesaptan sonra mizanda, vakti
geldiğinde işlemiş olduğumuz sevapları ve günahları beyan ederek şahitlik
edecektir.
Rahmeti gazabını geçen ALLAH'a hamd olsun ..
SEN affedicisin
affetmeyi çok seversin
bizi de affet ...
Bi hürmeti Taha Yasin s.a.v