Kara kıtadan notlar ...
Afrika kıtası yüz ölçümü itibariyle dünyanın yaklaşık dörtte
birini oluşturuyor.Topraklarının genişliğine karşın nüfusu 1 milyar civarında seyretmekte.
Bu zengin toprakların makus talihi daha güçlü olmak için
sömürgeci tutumla hareket eden batıl zihniyetlerin ümit burnunun keşfi ,
coğrafi keşifler ve daha ileriki
zamanlarda sanayileşme süreciyle birlikte tersine bir seyir aldı.
Ekonomik , ticari , siyasi ve dini amaçlarla ‘yeni dünya
düzeni’ olarak adlandırdıkları bu süreci gerçekleştirenler tarihin
en büyük soykırım ve insan ticaretini yapmaktan da geri durmamışlardır.
Bunu yaparken insan haklarından bahseden deyim yerindeyse barbarlar kara kıta üzerinde yaptıkları muamelelerle
gerçek yüzlerini göstermişlerdir.
O zaman denizlerin hakimi ispanyollar ve portekizlilerdi.
Kölelik adına milyonlarca kişi gemilere bindirilerek ülkelerine götürüldü.
Geriye kalan insanların da büyük bir çoğunluğunu hunharca katledildi. Bu
zorbalığı kanlı eyleme döktüler ve yeni dünya düzeni artık kanlı yeni dünya
düzeni biçimini aldı.
Bilanço çok ağır yazılacak şeyler o kadar çok ki.
Misyonerlik faaliyetleri adı altında yerel dinleri unutturulmuş , hristiyanlık
değerleri , figürleri o insanlara çok
iyi pazarlanarak kandırılmışlardı.
En büyük emellerine ulaşmışlardı sömürülen sadece tabi
kaynaklar altın ya da elmas madenleri değildi. Kendileri gibi düşünebilmeyi
unuttular . Onlar gibi düşünülmeye zorlanılan kafalar sömürüldü geriye kalan öz
benliğini kaybetmiş siyahi insan toplulukları.
Günümüzde birçok afrikalının kendi dillerinden çok ingilizce
, fransızca , portekizce konuşması ..
Hz. Osman zamanında
islam ordusu ilk donanmasını kurmuş ve afrika da fetihler gerçekleştirmişti.
Böylelikle kara kıtanın feth edilen yerleri islamiyetle tanışmıştı. Osmanlı
hilafeti zamanında da kara kıtaya yardımlar yapılmış iyilik , barış , adalet ve
refah götürülmüştü.
Batının sömürgeci tutumunun karşısında ataları kandırılan
Afrikalıların dediği siz de beyazsınız ama zalim değilsiniz .Mesele budur.
Tarihçi Ekrem Şama
hocanın bir seminerinde anlattığı anektod’ dan yola çıkıp birkaç cümle yazmak
icap eder.Yıllar evvel Milli görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan d-8 projesini
hayata geçirmek için birtakım temaslar kurmak üzere Nijerya’ya gitti.
Türkiye’nin başbakanının geldiğini duyan halk, esnaf işi gücü bırakıp hocanın
bindiği arabanın yanına geliyorlar. Hoca şaşırıyor bu yoğun ilgi karşısında
soruyor nedir bu ilginin kaynağı ?
Efendim diyorlar bayrağınızı öpmek istiyorlar bundan 500 sene evvel halifenin
portekizli istilacı denizcilerin elinden kurtarmasını ve yardım götürmesini kıymet biliyorlar ve bunu unutmadılar demiştir. İşte Osmanlı
ruhu , öyle büyük bir güven aşılamış ki ismi zikredildiğinde çehrelerinde
beliren bir tebessüm.
Bugün hala bizi arıyorlar Kanunileri , Abdülhamidhanları
Sömürünün boyutlarına dikkat çekmek için merhum Prof. Dr.
Necmettin Erbakan’ın iki çarpıcı sözünü yine hatırlatmak isterim.Siz hiç elmas
madeninin üstünde yaşayıp açlıktan ölen insan topluluğu gördünüz mü? Afrika'ya
bakın!
Batılının papyonu için halâ pamuk toplayan Afrikalılar
varken kimse köleliğin bittiğini söyleyemez.
Teknoloji ve iletişim çağındayız imkanlar arttığından
mütevellit açlıkla savaşan o insanlar artık daha çok anımsanıyor ve güzel
yardım kampanyaları yapılıyor.
Kara kıtanın çok
uzağında kalmayalım ve bir dua kampanyası da biz yapalım araf / 57’yi okuyup
Afrika’ya üfleyelim..
Selam ve dua ile ..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder