İslam iktisadı
notlarından ve bdps/ krs
Temelde
iktisadi teorideki işlevleri ele almadan önce islam perspektifinden bir tahlil
yapmak gerekir. İslamın hayatın her
alanında olduğu gibi ekonomi alanında da hükümleri mevcuttur. Tabi ki bunda
amaç insanların refah seviyesi ve selahiyetidir.Tarihin akışı içerisinde ortaya
çıkan ekonomik sistemlerin amacının da
bu doğrultuda olduğu söylenebilir. Ama yöntem ve en iyi sonucu elde etme
düşüncesinden hareketle karşıt görüşlerin mevcudiyeti hayat bulmuştur.
Kulluk
rehberinde tabi hayat ilahi müeyyidelerle belirlenmiştir. İstikamet bellidir.
Baktığımızda BAK-ARA , Maide ve birçok yerde geçmektedir.
Gelelim
islam ekonomisine islami anlayış , her ne kadar
kapitalizm ve sosyalizmin olumlu
yanlarını muhteva ettiği söylense veya kabul edilse de iktisat tanımını
sınırsız insan ihtiraslarının (!) sınırlı kaynaklarla karşılanmaya
çalışılmasıdır şeklinde bu ekonomik
sistemlerle bağdaştıran görüşü
menfaatçilik ve sömürü zihniyeti yönünden esas itibariyle çürütür.
Batı
ekonomilerindeki insanın ben merkeziyetçi
görüşünün aksine islam ekonomisinde birey, ferdi ve toplum bazında fayda
sağlayacak görüş doğrultusunda olur.
İslam
ekonomisinde temel prensiplerden bazıları
faizin olmayışı , zekat , israfın olmayışı , ticaret serbestisi ve toplum
yararına olacak olan fayda kavramlarıdır. İslam ekonomisi esasen iki dünya
menfaatini birlikte mütalaa ediyor.
Bu
prensiplerin bir kısmına ülkemiz açısından değinmek istiyorum. İnancımız gereği
sahiplik diye bir şey yoktur herkes varlığının emanetçisidir. İslam iktisadı
içerisinde üretim , dağıtım ve tüketim mekanizmasında zekat , var olandan olmayana bir dağıtımdır. Bu
da toplumsal fayda kavramının en güzel örneğidir.
Faiz mahiyeti itibariyle üretmeden , risk
alınmadan paranın satılması olarak bilinir ve bu konuda çok çeşitli görüşler
vardır. Serbest piyasa ekonomisini benimsemiş ülkemizde rakamlara göz attığımızda 2013 yılı bütçesinde
giderlerin 404 milyar dolar ve bunun 53
milyar dolarının faiz gideri olacağı öngörülüyor. Bir yılda 52 hafta olduğuna
göre haftalık 1 milyar doların
küsüratıyla birlikte faize gittiği görülüyor. Borç verecek güçte olan bir
ülkenin bu kadar faizi nereye ödediğini merak ediyoruz doğrusu.
Faiz odağındaki bir bankacılık sisteminden
bahsedelim borca dayalı para sistemi ve
kısmi rezerv sistemi. Bugün dünyanın nereye geldiğini anlamak için BDPS’yi iyi
anlamak gerekmektedir. Ülkelerin üzerinden faiz ve borçlanma yoluyla onları
sömürerek servetlerini mütemadiyen yerel ve en çok da küresel bankacılara
aktaran bir sistemdir. İlgili kaynak
incelendiğinde batmakta olan ve sırasını
bekleyen ülkelerin sistem olarak
çatırdayan AB’nin içerisinde bulunduğu durumu daha net anlayacaksınız.(Kaynak ;
http://drcetiner.org/egitim-videolari/borca-dayali-para-sistemi.html ). Bu gerçeklerin farkında olabilmek ve çevremizdekilere fayda sağlayabilmek dileğiyle ..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder