‘rızkımız’ rezervasyonda
Kulluk rehberimiz ve hayat programımız,
okyanuslara açılan bir kapı gibi çok çeşitli hikmetleri bünyesinde muhteva
etmektedir. Bu hikmetlerden bir tanesi de rızık konusudur.
Çocukluğumuzun
geçtiği, hali hazırda yaşadığımız tarihi yarımadanın bir ücra köşesinde kalmış
diye bizce özel bir tasvir de bulunduğumuz, tarihin birçok sahnesine bizatihi
tanıklık etmiş bir yer. Yüzeysel olarak tabir edişimiz, belki de üzerinde
gezindiğimiz bu toprak parçasının manevi dokusunun tam olarak idrakinde
olamayışımızdan. Bir olgunluk zamanı gerekli buna sebep öyle ki mahzunluğunu yaşayanlar
olduğunu düşünüyoruz. Daha çok evvel ki neslin tanıklık ettiği inancın
zuhurlarından bir tanesi olan unutulmaya yüz tutmuş bir kültürü, geleneği
hatırlatmaktı âcizane niyetimiz. Evet, Mimar Sinan’ın muhteşem eserlerinden bir
tanesi olan ihtişamlı ve teşekküllü bir camiye girmiştik vakitlice. Tam
karşısında mezar taşı yapan bir mermer atölyesi. Bir geleneğin sürdürüldüğünü
görmek hâlâ bir şeylerin az da olsa yaşandığını gösteriyor. Giriş kapısının
hemen üzerinde ‘er-Rızku
alAllah’ levhası. Ecdadın strese karşı düstur edindiği ilaçlardan bir tanesi
olarak ta halk arasında kullanılmıştır. Gelelim içerisinde bulunduğumuz zamana
biliniyor diyebilir miyiz muhakkak ama ne ölçüde? Evet, biliniyor olmasına rağmen idrak
edilememiş bir gerçek işte bu ; “Allah-u Zülcelal’in rızıklara kefil
olduğudur”.
Bir de şu var tabi kısmet meselesi. İnsanın
kısmetle imtihanı ..Yeri gelmişken hatırlatalım
istedik kur/an
ile ins/an ikiz kardeştir der ya
alemlerin efendisi s.a.v ve hani hep 'ruh ikizi' mizi arar dururuz ya ? ruh ikizimiz kur/an
işte ! Aslında hepimiz farkındalık testine tabiyiz. Fark edenler
yalnızca kazanacak olanlardır. İnsanın kendisine yaradılış gayesine binaen rehber
mahiyetinde tutunma halkaları tahsis edilmiştir.
İşte hem bu dünya da hem de öteki
dünya da bizlerin tutunduğu garanti belgelerimiz, tutunma halkalarından bir tanesi
Bak-ara suresinin 212. ayetinde "Allah dilediğine hesapsız rızık
verir." buyrulmuştur.
ummadığımız
bir gizemle, özel olarak gönderilir ve
adrese teslim edilir.”
Böylelikle tevhidin bir şartının da;
“Allah’ın takdirine razı olmak” olduğu doğrudan teslimiyetin inancı olarak
tezahür etmiş bulunur.
‘Ayette geçiyor İnanıyorsak' üstünüz
.. İnancımıza ters bir durumu bu ümmete neşretmeye çalışanlar üstün gibi
görünüyorlar unutmadan ‘ inanmışsanız' ın altını tekrar çizelim !
O'nun Rezzak ismini doğru dürüst tanımıyoruz. İnsan unutkandır Allah'ın
Rezzak ismini unutma...
Bir tefekkür
neşvesi ışığında sözü Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz.lerine bırakalım
Açılır
bahtımız bir gün kapandıkça kapanmaz ya
Sebepler
hâlk eder hâlık kerem babın kapanmaz ya
Benim
Hakk’a münacatım değildir rızk için haşa
Hüdâ
razzak-ı alemdir rızıksız kul yaratmaz ya
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder